Ayasuluk kazılarında yeni iskeletler bulunmuş oldu

03.08.2022 11:20 Haber Deposu: DHA Kültür ve Gezim Bakanlığı’nca Türk Tarih Kurumu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi desteğiyle Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sanat Zamanı Kısmı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Mimaroğlu başkanlığında yürütülen İzmir’in Selçuk ilçesi Ayasuluk Tepesi’ndeki Saint Jean Kilisesi kazılarında, 6 yeni insan iskeleti bulunmuş oldu. Kilisenin değişik noktalarında daha ilkin bulunan 6 iskelet ile birlikte bölgede tespit edilen iskelet sayısı 12’ye terfi etti.
‘KUTSAL YAPININ ETRAFINA GÖMÜLMEK BİR AYRICALIK’
Kazı Başkanı Doç. Dr. Sinan Mimaroğlu, “Kilisenin şimal girişindeki alanlarda bulunan iskeletler, son Bizans dönemine ilişkin. Kilisenin civarında gömü yapılması, Hristiyanlıkta fazlaca organik olan bir uygulama. Mukaddes yapının etrafına gömülmek, bir imtiyaz olarak görülüyor. Burada üst üste gömülmüş yoğun oranda iskeletle karşılaştık. Geçen yıl yaptığımız emek harcamalar ilk verileri oluşturmuştu. Bu yıl gene aynı alandan sadece daha alt kotta gömülerin devam ettiğini gördük. Üst üste yoğun olarak gömülmüş 6 kişi var. Bu bireylerden yaş ve cinsiyetler ortaya çıkartılacak ve genetik araştırmaları da dönem içinde devam edecek. Ekip üyelerimizde yer edinen antropolog ve genetikçiler tarafınca bu iskeletlerin DNA’sı inceleniyor. Kökenleri mevzusunda veriler, elimize geçmeye devam ettikçe mühim sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum” dedi. Artan pozitif olay sayıları tedirginliğe sebep oluyor
‘HRİSTİYANLAR İÇİN HAC MERKEZİ KONUMUNDADIR’
Arkeolojik kazıların devam etmiş olduğu bölgenin yapısına ilişkin informasyon veren Doç. Dr. Mimaroğlu, “Tunç Çağı’ndan itibaren Osmanlı Periyodu’ne kadar fazlaca azca kesintiyle yerleşim görmüş bir alandan bahsediyoruz. Günümüzde ayakta kalan yapılar içinde en önemlisi, Aziz Yuhanna’nın mezarının bulunmuş olduğu kilisedir. Burası Hristiyanlar için bir hac merkezi konumundadır. Ayasuluk Kalesi ise Bizans Periyodu’nde inşa edilmiş, Aydınoğulları Beyliği döneminde meydana getirilen onarım ve eklentilerle günümüze ulaşmıştır. Erken dönemlerdeki yerleşim şemasına baktığımızda, burasının Hitit Periyodu’nde Apasa ile eşleştirildiğini görüyoruz. Veriler bununla ilgili her geçen gün artıyor. Dolayısıyla ilk Tunç ve son Tunç çağlarında burada bir yerleşim bulunduğunu biliyoruz. Geç Roma döneminden itibaren Hristiyanlığın yayılmasıyla bölge fazlaca mühim bir merkez haline gelmiştir” diye konuştu.

‘AYASOFYA İLE ÇAĞDAŞ, ANITSAL BİR YAPI İNŞA EDİLİYOR’
Kilisenin dini anlamının yoğun olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Mimaroğlu, “Hazreti Meryem ile Aziz Yuhanna’nın Efes’e geldiğine inanılıyor. Dolayısıyla Aziz Yuhanna, burada yaşıyor, İncil’i burada yazıyor ve burada ölüyor. Theodosius döneminde burada bir bazilikal gömüt yapısı olduğu biliniyor. M.S. 6’ncı yüzyılda ise Ayasofya ile uygar, anıtsal bir yapı inşa ediliyor. Periyodu bakımından bir imparatorluk yapısını ifade ediyor. Ayasofya ile uygar olması ve kullanılan malzemelerin iyi olması, bizlere buranın önemini gösteriyor. Burası aslen fazlaca mühim bir azizin mezarının olduğu yer” ifadelerini kullandı.
‘TOPRAK ALTINDA JEORADAR İLE İKİ KATLI YAPI TESPİT EDİLDİ’
Kazı çalışmalarının 1922 senesinde başladığını söyleyen Doç. Dr. Mimaroğlu, “Aralıklarla 100 yılını doldurmuş bir kazıyız. Buradaki kazı çalışmalarında belli başlı sorulara yönelik amaçlarımız vardı. Bunların ilki, kilisenin kuzeyindeki mekanlara yönelikti. Bu alanda jeoradar emek harcaması yaptık ve toprak altında 2 kattan oluşan bir yapının bulunduğunu tespit ettik. Kiliseyle bağlantılı olarak kuzeyindeki mekanların, burada meydana getirilen ritüele ilişkin, şu ana kadar bilinmemiş verileri ortaya çıkaracağını düşünüyorum” dedi.
‘KİLİSENİN İLK İNŞASINA YÖNELİK SONUÇLAR BEKLENİYOR’
Bir öteki kazı çalışmasının kilisenin içinde yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Mimaroğlu, “Kilisenin ilk inşasına yönelik bir emek harcama gerçekleşiyor. Burada bir sondaj çalışmamız oldu. Kilisenin oturmuş olduğu zemine yönelik şu ana kadar bir araştırma yapılmamıştı. Elde ettiğimiz veriler değerlendiriliyor. Bu verilere gore, kilisenin şu ana kadar bilinmeyen ilk inşasına dair mühim sonuçlar elde edileceğini düşünüyoruz” diye konuştu. (

Son Dakika Haberler